İkinci Doktor Görüşü

- 26 Nisan 2017

Kanser gibi önemli bir hastalıkta başka doktorların da görüşünün alınması kadar doğal bir davranış olamaz. Ancak bununla ilgili birkaç noktayı vurgulamak istiyorum.

Hastalığın tedavisi, başlamadan önce, ki bu durum ameliyat öncesi olabilir, ameliyat sonrasında bir kemoterapi veya radyoterapi planlaması olabilir, birkaç doktorla görüşüp tedaviyi üstlenecek doktorun kim olacağı konusunda bir karar vermek istenebilir. Bu karar, doktorun bilgisine, davranışlarına, hastaya verdiği güven duygusu, gösterdiği ilgiye, merkezin olanaklarına, tedavinin hastanın sigortası tarafından karşılanmasına göre değişebilir.

Bu ilk karar aşamasındaki görüşmeler çok önemlidir. Çünkü henüz hastalığın nasıl seyredeceği bilinmemektedir.

Kanser gibi bir hastalıkta, bazen en olumlu şartların olduğu bir hastada bile, işler beklendiği gibi gitmeyebilir. Çok erken evredeki bir hastalık nüks edebilir; yan etkisi en az diye düşünülen bir ilaçtan sonra çok ağır bir yan etki ile karşılaşılabilir; çok uzun yaşaması beklenen bir kişi çok kısa sürede ölebilir. İşte böyle bir durumla karşılaşıldığında alınan ikinci görüşler bazen taraflı ve üzücü olabilmektedir. Bazı doktorlar bu durumda, “neden en başta şu şekilde davranılmamış?”, “ben olsaydım şöyle yapardım” diyebilir. Ancak o doktorun, bu olumsuz durumu görmeseydi, başlangıçta ve o tarihte gerçekten farklı bir tedavi seçip seçmeyeceğine emin olamazsınız. Böyle bir durumda, özellikle tedavi kararının verildiği tarihteki şartlar çok önem taşımaktadır. Üç sene önce hiç gündemde olmayan bir tedavi, şu anda mutlaka yapılması gereken bir tedavi haline gelmiş olabilir. O tarihte ruhsatlandırılmamış bir tedaviye şu anda ruhsat verilmiş olabilir.

Kısaca, kanser tedavisi konusunda başka doktorların fikrini almak son derece doğaldır, ve özellikle tedaviye başlamadan önce yapılırsa daha olumlu ve yansız bilgiler verecektir.

ikinci doktor görüşü

Görüş Bildirin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir