İkincil Kanserler ve Sekonder Tümörler

- 26 Nisan 2017

İkincil kanserler ve sekonder tümörlerin oluşum nedenleri, tanımları, bu kanserleri tetikleyen nedenler ve risk faktörleri.

Bazı ilaçlar ve radyoterapi sahasına akciğerlerin girmesi akciğer kanseri olasılığını arttırmakta, ancak sigara içmek bu olasılığı daha da artırmaktadır. Bu yüzden sigara içmemek, kanserden kurtulmuş kişiler için de önem taşımaktadır.

Aşağıda yazılan ikincil kanserlerin sebebinin her durumda kanser tedavisi için verilen kemoterapi veya radyoterapi olmayabileceğini de vurgulamak gerekir.

Kanser sebebiyle bir testisi, bir memesi, beynindeki bir bölgesi ameliyatla alınmış kişilerde, taşıdığı veya edindiği genetik bozukluklar sebebiyle tekrar testis, meme, beyin tümörleri ortaya çıkabilmektedir. Bunları metastazdan ayırt etmek gerekir. Sigara içtiği için akciğer veya baş-boyun kanseri olan kişi iyileşse ve hatta sigara içmeyi bırakmış olsa bile bir kaç yıl sonra yeniden bu iki kanserden birisine yakalanabilmektedir. Önce akciğer sonra gırtlak, önce gırtlak sonra akciğer veya önce akciğer sonra tekrar akciğer kanseri gelişmesi gibi durumlarla karşılaşılmaktadır.

Hodgkin Lenfoma

25 yıl içinde lösemi görülme riski yüzde 3 ve organ tümörü görülme riski yüzde 23 olarak bulunmuştur. Lösemi ve lenfoma görülme riski, toplumdaki sağlıklı kişilere oranla yaklaşık 10 kat, organ tümörlerinin görülme riski yaklaşık 2 kat artmıştır. Akciğer kanseri riski, radyoterapi almış olmaktan bağımsız olarak özellikle alkilleyici grup ilaç alanlarda yaklaşık 3 kat artmıştır. Diğer organ tümörlerinin görülme riski, daha çok radyoterapi sahasına giren organlarda ve kemoterapinin etkisiyle katlanarak artmış olarak bulunmuştur.

Hodgkin Olmayan Lenfoma

25 yıl içinde ikinci bir kanser görülme oranı yüzde 12,3 olarak bulunmuştur. Özellikle akciğer kanseri, AML ve mesane kanserleri daha sık görülmektedir.

Testis Kanseri

Özellikle mide, pankreas, bağ dokusu (yumuşak doku sarkomları), akciğer zarı ve mesane kanserlerinde artış görülmüştür. Testis kanserli hastalarda ayrıca, lösemi ve karşı taraf testiste kanser görülme riski de artmıştır.

Yumurtalık Kanseri

25 yıl içinde ikinci kanser görülen hasta oranı yüzde 9,4 olarak bulunmuştur. En çok akut lösemi, meme, kolon, rektum, ince bağırsak, mesane, böbrek, göz malign melanomu ve karaciğer içi safra yolu tümörleri görülmektedir.

Meme Kanseri

Karşı memede ikinci bir kanser oluşma olasılığı 2-3 kat artmıştır. Bunun dışında, yumurtalık, akciğer, yemek borusu, kalın bağırsak, bağ doku kanserleri, malign melanom ve lösemi görülme riski artmıştır. Karşı meme, over ve melanom riskindeki artışın verilen tedaviyle bir ilgisi olmadığı düşünülmektedir. Radyoterapi, siklofosfamid, adriamisin veya epirubisin kullanımı AML riskini arttırmaktadır. Standart dozda siklofosfamid ile birlikte standart dozda adriamisin veya epirubisin kullanılan hastaların yaklaşık yüzde 0,30’unda 8 yıl içinde AML veya Myelodisplastik sendrom gelişmektedir. Epirubisin ve siklofosfamid doz yoğunluğu arttıkça bu oran yüzde 5’e kadar çıkmaktadır.

Tamoksifen kullanan meme kanserli hastalarda rahim içi kanseri gelişme riski kullanmayanlara göre 2 yıl sonunda 2 kat, 5 yıl sonunda 4-8 kat artmaktadır.

Çocukluk Çağı Tümörleri

20 yılda hastaların yaklaşık yüzde 3,2’sinde ikinci kanserler oluşmaktadır. En çok risk artışı kemik tümörlerinde (yaklaşık 20 kat) olmaktadır. Bunun dışında yumuşak doku sarkomu, lösemi, beyin, tiroid, meme kanseri görülme riski 5 kat kadar artmıştır.

tümörler

Görüş Bildirin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir