Kanser Taraması Nasıl, Nerede, Ne Zaman Yapılır?

- 25 Nisan 2017

Kanser taraması -surveillance (sörveyans)- nasıl, nerede ve ne zaman yapılır? Kanser taraması hakkında her şey.

Kanser taraması, kanseri mümkün olan en erken safhada yakalamak için yapılan incelemeler demektir. Kanserle savaştaki en önemli silahlarımızdan birisidir. Uzun araştırmalar sonucunda belirlenmiş yöntemler, doğru zamanda uygulanmalıdır. Kimlere ve ne zaman yapılacağı önemlidir. Bu başlık altında şimdilik, kanser tanısı almamış, özel bir risk taşımayan, ortalamayı temsil eden kişilerdeki taramadan bahsedilecektir. Bunun dışında,

Aileden (FAP gibi) veya kendisinden (Kronik B Hepatiti hastalığı) kaynaklanan sebeplerle kanser gelişme riski ortalamadan yüksek kişilerde ve kanser tanısı almış ve tedavi edilmiş, nüks riski taşıyan kişilerdeki tarama incelemeleri ilgili (kolon kanseri veya karaciğer kanseri gibi) kanser başlıklarında ayrıca tartışılmıştır.

Belli bir yaş ve cinsteki kişilerin hepsine yapılması gerektiği düşünüldüğünde tarama tetkiklerinin başarıya ulaşması için bazı şartların yerine gelmesi gerekir. Bunlar;

Bir kanserin erken teşhis edilmesi, o kişinin sağkalımını gerçekten değiştirmelidir. Örneğin, akut lösemi hastalığını teşhis etmek için toplumdaki her bireye her ay kan sayımı ve kemik iliği biyopsisi yapılsa da hastalık ortaya çıktığında yaygınlığı değişik olmayacaktır. Bir ay önce tetkikleri normal olan bir kimse aniden (zaten akut demek ani demektir) akut löseminin her hangi bir tipiyle (burada evreden çok hastalığın tipi önemlidir) ve ağır şartlarda hastaneye başvurabilir. Buna karşılık, daha yavaş ilerleyen ve gidişatı evreye çok bağımlı olan kolon kanserini erken teşhis etmek amacıyla 50 yaşından sonra 10 senede bir kolonoskopi yapmak, polipleri kanserleşmeden veya küçük boyuttaki kanserleri yayılmadan teşhis etmeyi sağlayarak hayat kurtarıcı olabilir.

Yalancı pozitif sonuçlar mümkün olduğunca az olmalıdır. Örneğin, meme kanseri var mıdır diyerek bütün kadınların serumunda CA 15-3 yüksekliği araştırsak, meme kanseri olmadığı halde bu değeri yüksek çıkan kişileri en az bir kez ayrıntılı incelemek gerekecektir. Ayrıca CA 15-3 sadece meme kanserinde yükselmeyebileceği için, memeyle ilgisi olmayacak akciğer tomografisi, karın tomografisi, kolonoskopi gibi tetkiklerin (hastayı değerlendiren hekimin yaklaşımına göre değişik tetkikler istenebilir) fazladan yapılmasına sebep olabilecektir. Bunun yerine 40 yaşını geçmiş kadınlara yılda bir kez mamografi (50 yaşın altında meme ultrasonografisi de yapılabilir veya eklenebilir) yapılması daha aydınlatıcı sonuçlar vermektedir.

Harcanan emek ve para, o hastalığın tedavisi için bekleyen kanser hastalarının tedavisine engel olmamalıdır. Kanser tanısı almamış ve şüphelenilecek bir durum olmayan hastalara PET-CT çektirilirse, kanser tedavisine yanıtın değerlendirilmesi için PET-CT incelemesi gereken hastalar sıraya girmek zorunda kalabilir, tedavi kararları gecikebilir. Ayrıca bu tetkik şu anda çok pahalı bir tetkiktir.
Tarama testi olarak kullanılan ilk yöntem George Papanicolaou tarafından rahim ağzı kanserinde tanımlanmış, 1928’de tartışmaya açılmış ve 1941’de sonuçları yayımlanmıştır. Günümüzde hala kullanılan bir yöntemdir. Rahim ağzından sürüntü şeklinde alınan dokular (pap smear testi) incelenir, sonuç kanseri düşündürüyorsa, biyopsi ile doğrulaması yapılır.

Mamografinin (meme röntgeni) kullanıma girmesiyle 1960’lı yıllarda meme kanseri taraması başlatılmıştır. 1963 yılında başlatılan, 40-64 yaş arası 62.000 kadının 25 yıl takip edildiği bir çalışmayla etkinliği araştırılmıştır. Akciğer kanserinin balgam sitolojisi ve akciğer röntgen grafisiyle taraması 1970’lerde, kolon kanserinin taraması 1975’de, prostat ve yumurtalık kanserinin taraması ile ilgili araştırmalar 1990’larda başlamıştır. Şu anda taramanın etkili olduğu konusunda herkesin görüş birliğine vardığı kanserler rahim ağzı, meme ve kolorektal kanserdir.

kanser taraması, surveillance

 

Kanser Taramasında Sensitivite (Duyarlılık, Hassasiyet) ve Spesifite (Özgüllük)

Tarama testlerinin güvenilirliklerini belirler. Sensitivite, hasta (kanser) olan kişilerde test sonucu pozitif (olumlu) çıkan kişilerin oranıdır. Spesifite, hasta olmayan kişilerde test sonucu negatif (olumsuz) çıkan kişilerin oranıdır. Yüzde yüz duyarlı bir test, kanserli 100 hastanın yüzünde de olumlu sonuç vermiştir. Yüzde 30 duyarlı bir test, kanserli 100 hastanın ancak 30’unda olumlu sonuç vermiş, 70’ini kaçırmıştır (yalancı negatiflik). Yüzde yüz özgül bir test, kanser olmayan kişilerin hepsinde olumsuz sonuç vermiştir. Yüzde 30 özgül bir test, kanser olmayan 100 kişinin 30’unda olumsuz sonuç vermişken, 70 kişide olumlu (yalancı pozitif), yani kanserliymiş gibi sonuç vermiştir. Bir testin duyarlılığını bilerek arttırmaya çalışırsanız, özgüllüğü azalacaktır, daha fazla kişide yalancı pozitiflik vermeye başlayacaktır.

Pozitif prediktif (olumlu öngörü), tarama testi olumlu çıkan kişilerde gerçekten kanser olanların oranını, negatif prediktif (olumsuz öngörü), tarama testi olumsuz çıkan kişilerde gerçekten kanser olmayanların oranını verir. Pozitif prediktiflik değeri yüzde 10 olan bir testte sonucu olumlu çıkan 100 kişinin aslında 10 tanesinde gerçekten kanser var, diğer 90 kişide boşu boşuna tanısal işlem (kolonoskopi, tomografi, biyopsiler, v.b.) yapılmış demektir.

Yalancı pozitif test sonuçlarını ayırmak kolaydır. Test sonucu olumlu çıkan kişilerde tanısal tetkiklerde kanser bulamazsanız o test yalancı pozitif sonuç vermiş demektir. Ancak çok sayıda kişiyle yapılan büyük araştırmalarda yalancı negatifliği ayırmak kolay değildir. Test sonucu olumsuz çıkan kişilerde de tanısal işlemler yapmıyorsanız, bu kişilerde daha sonra teşhis edilecek kanserleri kayıtlardan bulup çıkarmanız gerekir.

 

2 Yorum

  1. Ahmet Erdogdu

    19 Ocak 2018 at 17:51

    Merhaba…
    Ben Tekirdag da yasiyorum ismim Ahmet 46 yasindayim.Kanser testi yaptirmak istiyorum nerde nasil yaptirabilirim tesekkurler.

    • admin

      20 Ocak 2018 at 00:21

      Merhaba,
      Onkoloji bölümünde kanser tarama testleri yaptırabilirsiniz.

Görüş Bildirin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir