Kanserde Kök Hücre Nakli Tedavisi

- 30 Nisan 2017

Kanserde kök hücre nakli tedavisiyle ilgili en yeni gelişmeler ve bilgiler.

Günümüzde çoğunlukla lösemi ve lenfomaların bazı türlerinde uygulanmaktadır. Kanserde “kök hücre (veya kemik iliği) nakli tedavisi” ifadesi kafa karıştırıcı olabilir; bunu biraz açıklamak gerekir. Kanserde kök hücre nakli birkaç şekilde etkili olmaktadır:

Hastanın kendisine ait kemik iliğinin tamamen işlevini yitirdiği (miyeloablasyon) ve sonra düzeltildiği durum. Hastanın kendisinden (otolog) veya uyumlu başkasından (allojenik) elde edilen kemik iliği veya kök hücreleri saklandıktan sonra, kemik iliğinin dayanamayacağı ancak tüm kanser, lösemi veya lenfoma hücrelerini öldürebileceği varsayılan miktarda yüksek dozda kemoterapi (bazen beraberinde radyoterapi de uygulanabilir) hastaya verilir. Tümör hücreleriyle birlikte hastanın alyuvar, akyuvar, pulcuk gibi kan hücrelerini yapan kemik iliği hücreleri (kök hücreler) de ölür. Daha sonra, güvenli bir biçimde dondurulmuş ortamda saklanan ilik hücreleri tekrar hastaya damarından verilir. Bu hücreler hastanın kemik iliğine gider, yerleşir ve eskisi gibi kan hücrelerini yapmaya başlarlar. Yeterli sayıda hücre yapılana kadar hastanede özel bir bölümde kalınır. Bu sırada enfeksiyon ve kanamaya meyil, kansızlık yüzünden halsizlik, ilaçtan etkilenen diğer hücreler yüzünden ağızda yara, ishal, hatta sarılık gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu riskli dönem (14 – 28 gün kadar sürebilir) atlatıldıktan sonra hasta taburcu edilir. Ancak hastanın evde çeşitli ilaçlar alması ve belirli zamanlarda kontrollere gelmesi gerekir.

Hastanın kendisine ait kemik iliğinin tamamen işlevini yitirmediği (miyeloablatif olmayan) tedaviler. Burada, ya verilen kemoterapi ilaçlarının kemik iliğine yapacağı etkilerin çabuk toparlanması için hastaya daha önceden toplanmış olan ilik hücreleri verilir, ya da başkasından (allojenik) alınmış kemik iliği hücrelerinin, vücuttaki kanser hücrelerine karşı yapacağı öldürücü etkiden (graft versus host – GVH – hastalığa karşı konakçı) yararlanılır.

Şu anda, lösemiler, Hodgkin ve Hodgkin olmayan lenfomaların bazı çeşitlerinde, multipl – myelom hastalarında, elimizdeki ilaçlarla iyileşme (remisyon) hali elde edilmiş, ancak nüks riski yüksek, nüks durumunda tedavisi daha zor olacak seçilmiş hastalarda kök hücre desteği altında yüksek doz kemoterapiler uygulanmaktadır. Bu tedaviler ilk ortaya çıktığında ilik, vericinin kalça kemiğinden kalın iğneler yardımıyla alınırken, günümüzde, ilaç ve teknolojideki gelişmeler sayesinde vericinin damarlarından hücre şeklinde daha kolay bir biçimde alınabilmektedir.

Başlangıçta lösemi ve lenfoma gibi kemoterapiye çok hızlı cevap veren hastalıklarda başarıyla uygulanmış, bir dönem meme kanseri gibi solid tümör dediğimiz organ kanserlerinde de denenmiştir. Günümüzdeki verilere göre, solid organ tümörlerinde eskiye göre çok az kullanılan bir tedavidir. Standart tedavi değil, araştırma tedavisi olarak uygulanmaktadır. Bu hastalarda, elimizdeki ilaçları çok yüksek miktarda verebilsek bile, hastaların yaşam süreleri veya nüks oranları, alışılageldik kemoterapilerden pek farklı olmamakta, nükssüz yaşam süreleri bir miktar uzatılabilmektedir. Bazı metastatik böbrek tümörlerinde uzun süreli remisyonlar elde edilebilmiştir. Solid tümörlerdeki etkisi genellikle daha geç ortaya çıktığı için tümör yükü az ve yavaş ilerleyen hastalarda daha etkili olmaktadır. Ülkemizde solid tümörlerde kemik iliği nakli tedavisi ile ilgilenen çok değerli bilim insanları ve yaptıkları araştırmalar, yayınlar vardır.

Solid tümörlerde yeni ilaçlarla, yeni araştırmalar yapılıp belki de, bu bilgimizi değiştirecek sonuçlar elde edilebilecektir. Bu tedavi, şu anda daha çok meme kanseri, seminom olmayan testis kanserleri, böbrek kanseri, nöroblastom, Ewing sarkomu ve yumuşak doku sarkomlarında araştırılmaktadır.

kök hücre tedavisi

Görüş Bildirin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir