Kolon Kanserinden Korunma ve Erken Teşhis

- 30 Nisan 2017

Kolon kanserinden korunmanın yolları ve kolon kanserinde erken teşhis.

KOLON KANSERİNDEN KORUNMA

Risk etkenlerinin bir kısmı kişilerin kendi çabasıyla ortadan kaldırılabilir; bir kısmını ise değiştirmek elimizde değildir. Şunları yaparsanız bu hastalığa kesinlikle yakalanmazsınız diyemeyiz. Ancak hastalık ortaya çıksa da erken teşhis etmek için gerekenler yapılmalıdır.

Hastaların yaklaşık yüzde 15’inin (1/7) ailesinde kolon kanseri olan başka bir birey vardır. Ancak bu birey 60 yaşından sonra kalın bağırsak kanseri olmuşsa ailesel bir geçişten söz etmek zordur. Ailesel geçişli kolon kanserleri daha genç yaşlarda ortaya çıkar. Hasarlı genlerin aktarıldığı bilinen iki durumdan bahsetmekte fayda var:

Bunlardan birisi ailesel geçişli polipli kolon kanseridir (FAP). Tüm kolon kanserlerinin yüzde 1’ini oluşturur. Bu kişiler 40 yaşına geldiğinde kolon kanseri olma riskleri yüzde 100’dür. Kolonda yüzlerce polip vardır, sonuçta mutlaka kolon kanserine dönüşürler. Çok erken yaşlarda kolonoskopi ile kontrol, belli bir yaştan sonrada önlem amacıyla kalın bağırsağın tamamının çıkartılması gerekir.
Bir diğer ailesel durum polipsiz kolon kanseridir (HNPCC). Tüm kolon kanserlerinin yüzde 5’ini oluşturur. Bu hastalarda çok daha az sayıda polip vardır ve kanser biraz daha geç ortaya çıkar. Bu kişilerde kolon kanseri gelişme oranı yüzde 100 değil, yüzde 80’dir.

Bunların dışında bilemediğimiz genetik eksikliklere bağlı kolon kanseri vakaları da mutlaka vardır. Eğer birinci derecede akrabalardan 1 kişide kanser varsa risk 1,7, iki kişide varsa risk 2,75 kat artmıştır.
Ailesinde genetik geçişli kolon kanseri olan kişilerde daha erken yaşlarda tarama tetkiklerini yapmak gerekir. Ailesel geçişli polipli kolon kanseri teşhisi konmuş ailelerde 11 yaşlarında kolonoskopik kontrollere başlamak gerekir. Belirli bir yaşa gelmeden kolonlarının çıkartılması gerekir. Ailesel geçişli polipsiz kolon kanseri görülen aile bireylerinde 21 yaştan itibaren veya kanser ortaya çıkan en genç kişinin yaşından 10 yıl öncesi yaşta kontrollere başlamak gerekir.

Bu iki durum dışında kalan ve ailesinde kolon kanseri görülen kişilerde 40 yaşından itibaren tarama tetkiklerine başlamak gerekir. Bu kişiler değiştirebilecekleri riskleri azaltmalıdırlar. Aspirin ve benzeri bazı ilaçların kullanılması bu ailelerde poliplerin kansere dönüşmesini geciktirmektedir.

Fazla kilolu olmak, alkol kullanımı, kırmızı eti çok tüketmek, sigara içmek ispatlanmış birer risk faktörüdür. Bunları azaltırsak riski de azaltmış oluruz. Fiziksel etkinlik (günde en az 30 dk), folik asit alımı, sebzeler, aspirin kullanımı ve kalsiyum almanın riski azalttığı gösterilmiştir. Menapozdaki kadınlar ikili hormon tedavisi aldığında meme kanserine yakalanma riski artmakta ancak kolon kanserine yakalanma riski azalmaktadır. Bir çalışmada, kanda D vitamini düzeyi azalmış kişilerde daha fazla kolon kanseri olduğu bulunmuştur.

KOLON KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS

Bazı risk etkenlerini değiştirmek elimizde değildir. Bunlar: Yaşlılık, ülseratif kolit veya Crohn hastalığı gibi belirli bazı bağırsak hastalıkları, kişinin kendisinde adenomatöz kolon polipi olması veya ailesinde kolonda polip veya kanser olması gibi durumlardır. Bu kişilerde risk etkeninin ciddiyetine göre çeşitli tarama tetkiklerinin yapılması gerekir. Bunun dışında bağırsak alışkanlıklarında son zamanlarda ortaya çıkan değişiklikler, dışkının incelmesi, büyük abdestte kan görülmesi, sık sık karın ağrısı olması, özellikle de erkeklerde demir eksikliğine bağlı kansızlık olması durumlarında bağırsak kanseri şüphesi ile uzman bir doktora başvurmakta fayda vardır.

Toplumla aynı oranda risk taşıyan bir kişi için 50 yaşından itibaren tarama tetkiklerinin yapılması gereklidir. Çeşitli ülkelerde değişik tetkikler yapılması önerilmektedir. Örneğin aşağıdaki 3 yöntemden sadece birisi:

Yılda bir dışkıda gizli kan bakılması (bağırsağın üst kesimlerindeki tümörlerde yavaş yavaş kanama olabilir, bu tetkikin hassaslığı yüzde 50) ve 2- 5 yılda bir sigmoidoskop kullanarak kalın bağırsağın son 60 cm’lik kısmına bakmak (çünkü kalın bağırsak tümörlerinin yarıdan fazlası bu bölgededir).
5 yılda bir baryumlu mat madde verilerek kalın bağırsağın tümünün röntgenini çekmek.
10 yılda bir kolonoskopi yapmak.

Bu yöntemlerden hangisinin uygun olduğuna kişi ve doktor konuşarak birlikte karar vermelidir. Her birisinin değişik oranlarda olumlu veya olumsuz tarafları vardır. Bunların tetkiki yapacak doktorla da konuşulup anlaşılması gerekir.

Kanser olmayan polip çıkarılmış kişilerde 3-5 yılda bir, kolon kanseri tedavisi almış kişilerde doktorunun önerdiği aralıklarla (başlangıçta 1-3 yılda bir) kolonoskopi yapılması gerekecektir.
Ülseratif kolit dediğimiz bağırsak hastalığı olan kişilerde 10 yıl geçtikten sonra kanser ortaya çıkma şanssızlığı artmaktadır (bu noktadan itibaren her yıl için hastaların yüzde 2’sinde kanser gelişir) ve bu süreden sonra 1-2 yılda bir kolonoskopik kontrol yapılmalıdır.

kolon kanseri tedbir erken teşhis

Görüş Bildirin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir