Meme Koruyucu Cerrahi Nedir?

- 4 Mayıs 2017

Meme koruyucu cerrahi hakkında. Meme ameliyatının prensipleri, evrelere uygun cerrahi ve tedavi.

Meme tümörü olan bir hastanın memesinin tamamının değil tümör içeren bir kısmının, çevresinde yeterli bir emniyet sınırıyla birlikte çıkartılmasıdır. Önemli olan, geride kalan meme dokusunda bilinen bir tümör kalmadığına emin olmaktır. Bu durumdaki hastaların, memesinde tekrar tümör oluşma riskini en aza indirmek için geride kalan meme dokusuna radyoterapi verilmektedir.

Memenin tamamını almak veya almamak, hastanın ve tümörünün özelliklerine, doktorun tecrübe ve tercihlerine göre değişebilmektedir. Geçmiş yıllara oranla genel eğilim, daha az saldırgan cerrahi yapmak yönündedir.

Prof. Dr. William Steward Halsted 1894’te yazdığı bir makalede, meme kanserinin tedavisinde, meme, koltuk altı lenf bezleri, meme altındaki kas dokusunun da alındığı “radikal mastektomi” ameliyatını önermekteydi. Radyoterapinin devreye girmesiyle, mastektomi sonrası meme ve çevresinde (lokal) hastalık tekrarını önlemek için saldırgan ameliyatlar yapma gereği azalmıştır. Ayrıca hastalar uzun süre takip edildiğinde, meme ve çevresindeki nükslerin azaltılmasına rağmen, tümörün başka organlara sıçramasına bağlı ölümlerin ortaya çıkabildiği farkedilmiştir. Meme kanserinin sistemik bir hastalık olduğu, bazı hastalarda ameliyatla tümörlü memenin çıkartıldığı sırada, tespit edemediğimiz, vücudun değişik bölgelerindeki tümör hücrelerinin metastaza sebep olduğu anlaşılmıştır.

Bu amaçla, (seçilmiş) hastalara ameliyat edilmiş bile olsalar sistemik tedaviler (kemoterapi / hormon engelleyici tedavi, vb.) verilmiş ve metastazlara bağlı hastalık uzak nüksleri ve ölümler azaltılabilmiştir.
Radyoterapi ve sistemik tedavilerdeki olumlu gelişmelere bağlı olarak artık radikal mastektomi yapılmamaktadır.

Evre III ve IV hastalıkta tedaviye mastektomi yapmadan kemoterapiyle başlanması tercih edilmektedir.

Evre I ve II hastalıkta, memenin tamamı (Modifiye radikal mastektomi – MRM veya basit mastektomi) veya tümörlü kısmı (meme koruyucu cerrahi, parsiyel mastektomi, kısmi mastektomi, kadranektomi) alınmaktadır. Meme koruyucu cerrahi yapılırsa mutlaka geride bırakılan meme dokusuna radyoterapi uygulanmaktadır. Yapılan araştırmalarda (Milan-I ve NSABP-B-06), bu iki cerrahi tedavinin, takip edilen hastalarda sağkalım açısından benzer sonuçlar verdiği bulunmuştur.

Meme koruyucu cerrahiye uygun olmayan durumlara örnek olarak, memede birden fazla tümör olması veya birden fazla tümör düşündüren mamografik görüntü, radyoterapi verilemeyeceği için hamilelik, daha önce aynı memeye radyoterapi verilmiş olması, ameliyata rağmen cerrahi sınırlarda tümör görülmeye devam etmesi, tümörün memeye oranla büyük olması gibi durumlar sayılabilir.

Şu sözü çok sık kullanmaktayız, “hiç bir radyoterapi veya kemoterapi yöntemi kötü yapılmış bir meme ameliyatının sonuçlarını engelleyemez“. Yani memenin tamamı da alınsa, bir kısmı da alınsa, deneyimli bir cerrahın, usulüne uygun bir ameliyat yapması gerekir. Ancak bundan sonra, gerekirse radyoterapi, gerekirse sistemik tedavi uygulanarak hastalığın tekrarlama olasılığı en aza indirilebilir.

meme koruyucu cerrahi

Görüş Bildirin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir