PET-CT Nedir?

- 25 Nisan 2017

PET-CT nedir? Pet-Ct emar uygulaması hakkında.

PET-CT, radyoloji ve nükleer tıpta kullanılan yöntemlerin birlikte kullanıldığı bir görüntüleme şeklidir. Mantığı, tümör hücrelerinin şekeri daha fazla miktarda kullanmasına dayanır. Eğer şekeri radyoaktif bir şekilde işaretler ve vücuda verdikten sonra bu radyoaktif maddenin vücutta nerelerde daha çok tutulduğuna bakılırsa, kanserli bölgelerin yeri belirlenebilir. İşaretlenecek şeker olarak günümüzde en çok, fluorodeoksi glukoz (FDG), radyoaktif atom olarak bu molekül içindeki 18F kullanılır. Bu maddeyi hastaya damardan verdikten sonra, vücutta dağıldığı yerleri tespit etmek için sintigrafi filmi çekilir. Vücuttaki hangi organ ve dokularda tutulduğunu kesin olarak söyleyebilmek için, sintigrafi ile aynı anda bilgisayarlı tomografi çekilir ve görüntüler üst üste bindirilir. Bu şekilde bazı kanserlerde daha önce kullanılan alışılagelmiş bilgisayarlı tomografi, sintigrafi, manyetik rezonans ve ultrasonografik incelemelere oranla daha net sonuçlar elde edilebilmektedir. Ancak bu tetkik, adını saydığım tetkiklerin yerini almıştır diyemeyiz. Hastaya ve araştırılan kansere göre bu tetkiklerin her birisinin diğerinden üstün veya zayıf yanları olabilir.

Aşağıdaki sebeplerden dolayı günümüzde kanser teşhisi konmamış kişilerde tarama tetkiki olarak kullanılmamaktadır:

Bazı tümörler FDG’yi tutmayabilirler.

Bazı tümörler çok küçük oldukları dönemde FDG’yi normal dokulardan fazla kullanmayabilirler.
PET-CT incelemesinde glukoz etkinliği saptanmaması kişide kanser olmadığını kesinleştirmez.
Bazı durumlarda da, kanser olmadığı halde, enfeksiyon gibi nedenlerle şekerin fazla kullanıldığı bölgeler görüntülenebilir.

Bu madde böbrekten atıldığı veya beyinde çok kullanıldığı için, beyin veya böbrekteki tümörlerin saklı kalmasına sebep olabilir.

Pahalı bir tetkiktir, çok merkezde yapılmamaktadır, gerçekten ihtiyacı olan hastalar bile sıra beklemek zorunda olabilir.

Kanserle uyumlu kitleleri olan, henüz biyopsi alınmamış, ancak kanserin çıkış yeri araştırılan hastalarda doku tanısının alınacağı yeri belirlemede faydası olabilir.

Tedavinin kararı ve yönetimi konusunda ayrıntılı bilgi vermektedir. Onkolojide eskiden karar verilemeyen durumlarda PET-CT net bilgiler verip zaman kazandırmaktadır:

Tümörün şekeri tüketme hızı, içindeki kanser hücrelerinin sağ olup olmadıkları konusunda daha ayrıntılı bilgi verebilmektedir. Bazen tomografide tespit edilen kitle küçülmediği halde, şeker kullanımı azalmakta veya kaybolmaktadır. Böyle davrandığını bildiğimiz tümörlerde, eskiden yanıt olmadığı sanılan durumlarda, aslında çok iyi yanıt alındığı anlaşılabilir.

Bazen tomografide görülen kitle bir miktar küçülmesine rağmen, şeker kullanımı hiç azalmamış olabilir; bu durum bize kullandığımız tedavinin etkisiz olduğunu, ilaç veya yöntem değişikliğine gidilmesi gerektiğini erkenden haber vermiş olur.

Bazı hastalarda, ameliyatla tümörün tamamını çıkarıp hastayı iyileştirebileceğimizi düşünürüz. Hatta çok zorlu bir ameliyat bile, hastayı tamamen iyileştirebilmek adına planlanabilir. Böyle hastalarda çekilen PET-CT ile, aslında kemik sintigrafisi veya diğer yöntemlerle gösteremediğimiz bir bölgede, tümörden uzakta bir metastaz olduğu görülürse ameliyattan vazgeçilebilir. Eskiden, belki ameliyata rağmen hastalıkta ilerleme, yineleme ortaya çıkan hastalarda yaşanan durumun sebebi, PET-CT ile şimdiki teknolojiyle saptayabildiğimiz uzak organ metastazlarıdır.

Bu durumun tersine, bazen, tomografide ameliyat bölgesine yakın ve ameliyatı imkansız kılacağı varsayılan kitleler, PET-CT ile incelendiğinde bunların ameliyata engel olmayacak, kanser içermeyen dokular olduğu saptanabilir. Bu durumda hastayı iyileştirici ameliyattan vazgeçilmemesi sağlanır.

 

pet-ct

Görüş Bildirin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir