Prostat Kanseri Hakkında Her Şey

- 28 Haziran 2017

Prostat kanserinin görülme sıklığı, belirtileri, tanısı ve tedavisi ile prostat kanserine iyi gelen bitkisel tedaviler, vitaminler hakkında.

Prostat Kanserinin Görülme Sıklığı, Kimlerde Görülür?

Ailede prostat kanseri olmayan kişilerde prostat kanseri görülme riski 50, baba veya kardeş gibi birinci derece akrabalarında prostat kanseri olan kişilerde 40 yaşından sonra artmaya başlar. Prostat kanseri görülme olasılığı, 1. derecede bir akrabada varsa 2 kat, iki akrabada varsa 9 kat artmıştır. En sık Amerika’da ve İskandinav ülkelerinde, en az Çin ve Japonya’da görülür. Siyah ırkta, ailesinde prostat kanseri olanlarda, domatesli ürünleri az tüketenlerde, alfa linoleik asiti fazla tüketenlerde prostat kanserinin daha sık olduğu görülmüştür. Şişmanlarda, hareketsiz kişilerde, sigara içenlerde, domatesi az tüketenlerde, kalsiyum ve linoleik asiti fazla alanlarda, Amerika’daki siyahlarda ve ailesinde prostat kanseri olanlarda görülen prostat kanserleri daha ileri evrede olmaktadır.

Prostat Kanserine İyi Gelen Bitkiler

Turpgillerin, brokoli, lahana (Brüksel lahanası değil), karnabahar, tüketiminin ileri evre prostat kanseri gelişime riskini azaltabileceği yönünde yayınlar yapılmıştır. Aspirinin prostat kanseri görülmesini, kolesterol azaltıcı statin grubu ilaçların da ilerlemiş prostat kanseri olasılığını azalttığı yönünde, doğrulanmayı bekleyen yayınlar yapılmıştır. Dutasterid etken maddesi içeren ilaç prostat kanseri riskini azaltmaktadır. E vitamini ve selenyumun önleyici etkisini araştıran çalışmalar yapılmaktadır.

Prostat Kanserinin Belirtileri

Erken evrelerde bir şikayet olmayabilir. Prostat bezi büyümesinin idrar kesesinin boşalmasını engellemesine bağlı, idrar yapmada ve ileriye yönlendirmede güçlük, gece ve gündüz sık idrara çıkma gibi şikayetler olabilir. Ancak, prostat bezi çoğunlukla prostat kanseri olmayan iyi huylu sebeplerle büyür. Hastaların az bir kısmında idrarda kan, idrar yollarında enfeksiyon, ağrılı idrara çıkma gibi şikayetler olabilir.

İleri evre hastalıkta, nadiren lenf bezlerinin çok büyüyüp dolaşımı bozması sebebiyle her iki ayak-bacakta şişme olabilir. Kemiğe sıçrayan hastalık kemik ağrısı, ve nadiren omuriliğe bası yapan hastalık ayaklarda güçsüzlük-felce sebep olabilir.

Prostat Kanserinin Tanısı

Serumda PSA (prostata özgül antijen) düzeyi bakılması ve parmakla makattan prostat muayenesi toplam ve erken tanı konan hasta sayısını arttırmıştır.

Amerikan Kanser Topluluğu (ACS) 10 yıldan fazla yaşam beklentisi olan, 50 yaşını geçmiş, ortalama risk altındaki erkeklerde yılda bir kez kanda PSA düzeyi ölçülmesini ve bir doktor tarafından parmakla makattan muayene yapılmasını önermektedir. Riskin artmış olduğu kişilerde taramaya 40 veya 45 yaşlarında başlanmalıdır.

Prostat kanserinden şüphelenildiğinde, genellikle lokal anestezi altında iğne biyopsisi yapılarak doku alınır ve patolojik inceleme yapılır. Kanser tanısı konulmayan hastalarda PSA düzeyleri ve parmakla makattan muayene belli aralıklarla yapılmaya devam edilir. Bunun dışında PCA-3 isimli bir idrar tetkiki veya kanda EPCA-2, TMPRSS2-ETS gibi proteinlerin ölçülmesiyle ilgili testler üzerinde çalışılmaktadır.

Prostat kanserinin patolojik alt tipi çoğunlukla adeno kanserdir. Daha az görülen tiplerden küçük hücreli kanser daha saldırgan seyirlidir.

Tümörün prostat içindeki yayılımı, lenf bezlerine veya uzak organlara sıçrama yapmış olup olmamasına göre bir evrelemesi yapılmaktadır.

Prostat Kanseri Tedavisi

Evrelemenin dışında, Gleason yöntemine göre belirlenen tümörün farklılaşma derecesi ve kandaki PSA seviyeleri hastalığın nasıl seyredeceği yönünde tahmin yapılmasını sağlar ve tedavinin planlanması açısından belirleyicidir. Hastalara ameliyat, içerden veya dışarıdan ışın verilmesi veya hormon engelleyici tedaviler yapılabilmektedir. Hormon engelleyici tedavilerin yeterli olmadığı hastalarda kemoterapi de uygulanabilmektedir. Kemik metastazı olan hastalarda, kemik yıkımını engelleyici bifosfonat grubu ilaçlar, radyoterapi, stronsiyum veya samaryum gibi radyoaktif izotop tedavileri verilebilmektedir.

Her iki testisin alınması (orşiektomi) da testosteron üretimini durdurur ve hormon engelleyici tedavi seçeneklerden birisidir. Çoğu hasta ilaçla tedavi olmayı tercih etmektedir, ama bazı hastalar eğer teklif edilmiş olsaydı orşiektomiyi tercih edebilirdi.

Avrupa Kanser Topluluğu (ESMO) prostat kanserinde tarama ve erken tedavinin ölümleri azaltıcı etkisini araştıran çalışmalarda tartışmalı sonuçlar olduğunu ileri sürerek tarama konusunda bir öneride bulunmamaktadır .

Domateste bulunan likopen maddesinin prostat kanseri olasılığını azalttığına dair yayınların sonuçları tartışmalıdır.

prostat kanseri

Görüş Bildirin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir